Ocak 8, 2021 BLOG Yorum yapılmamış

Türk havacılık tarihinde pek çok ilke imza atan Vecihi Hürkuş Kimdir?

Vecihi Hürkuş, 1896 tarihinde İstanbul‘da doğmuştur. Üç yaşında iken babası ölmüş ve çok genç yaşta dul kalan annesi ile geniş bir ailenin içinde amcalar, halalar, enişteler, yengeler, ağabeyler ve ablalar ile birlikte büyümüştür.

Bir süre sonra Harbiye’de eskrim ve resim hocası olan amcası Ahmed Şekür Bey‘in yanına sığınmış sonra da annesi ve kardeşleriyle Üsküdar’a yerleşmiştir. Üsküdar’da Füyuzati Osmaniye Rüştiye’sinde ve Üsküdar Paşakapısı İdadi’sinde okumuştur. Gönüllü olarak Balkan Savaşı’na katılmadan önce Tophane Sanat Okulu’nda güzel sanatlar eğitimi almıştır.

Balkan Savaşı’nın ardından 1. Dünya Savaşı’na katılmış ve burada uçak mühendisi olarak Bağdat Cephesi’nde görev yapmıştır. Yaralanınca İstanbul’a dönerek Yeşilköy‘deki Tayyare Mektebi’ne girip pilot olarak mezun olmuş ve ilk uçuşunu 21 Mayıs 1916 tarihinde henüz 20 yaşındayken yapmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nda atandığı Kafkas Cephesi’nde pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü‘nde Ruslara karşı harekata katılmış, başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmıştır. Henüz 21 yaşındayken girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiş ve uçak düşüren ilk Türk tayyareci olmuştur. Aynı cephede esir düşmeden önce düşman eline geçmesin diye uçağını yakmış, Ruslar tarafından esir alınıp Hazar Denizi’ndeki Nargin Adası’na hapsedilmiştir. Ancak Azerbaycan Türkleri’nin de yardımıyla, adadan Bakü’ye yüzmeyi başararak kaçmış ve yürüyerek Erzurum’a ulaşmayı başarmıştır.

Kurtuluş Savaşı’na katılmış özellikle İnönü ve Sakarya Meydan Muharebesi sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve son uçuşunu yapan pilot olmuştur. İzmir  hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi de Hürkuş olmuştur.

Başarılarından dolayı TBMM’den üç defa takdirname almış, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazanmıştır. Ayrıca üç takdirname verilen tek kişi olmuştur.

Savaştan sonra İzmir’de yeni tayyarecileri eğitmeye başlamıştır. Edirne’ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilmiş ve hizmeti karşılığı uçağa “VECİHİ” adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanmıştır. İzmir Seydiköy Hava Mektebi’nde  uçak yapımı projesine devam etmiş, 1923’te ganimet olarak Yunanlardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal etmiştir. 28 Ocak 1925’te “VECİHİ K-VI“adını verdiği uçağını uçurmuş ancak izin verecek merci olmadığından izinsiz havalanmış bu yüzden de cezalandırılmıştır.

Askeri havacılıktan ayrılarak uçak tasarımı ve yapımı çalışmalarına devam etmiştir. 1930’da Kadıköy’de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECİHİ XIV’ü inşa etmiştir. İlk uçuşunu 27 Eylül 1930‘da Kadıköy Fikirtepe’de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır. Uçabilirlik sertifikası verilmesi için İktisat Bakanlığı’na müracaat ederek müsaade istemiştir. 14 Ekim 1930’da, “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını almış ve bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimlerle istenen belgenin alınması amacıyla Çekoslovakya’ya gönderilmesi için müsaade almıştır. 23 Nisan 1931’de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından düzenlenen bir törenle, başköşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır. 25 Nisan 1931’de Çekoslovakya’dan uçarak Türkiye’ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931’de Türkiye’ye gelmiştir.

Aynı sene Mustafa Kemal Atatürk’ün yönlendirmesiyle kurulan Türk Tayyare Cemiyeti’ne (TTC) katılmış, kurum adına ilk Türkiye turunu düzenlemiştir.

1932’de Vecihi Sivil Tayyare Mektebi isimli ilk Türk Sivil Havacılık Okulu’nu açmıştır. Okulda ikisi kadın olmak üzere 12 pilot yetiştirmiştir.

Nuri Demirağ tarafından bir tayyare yapımı için finansal desteklenmiş böylece 1933’de adı “Nuri Bey” olan “Vecihi XVI” kapalı kabin uçağı yapmıştır. Aynı yıl tek satıhlı “Vecihi XV” uçağını da inşa etmiş ve 30 Ağustos 1933‘de iki Vecihi XIV, iki tane Vecihi XV ve Nuri Bey Vecihi XVI uçakları ile öğrencileri, İstanbul göklerinde gösteri uçuşu yapmıştır. Okulda bir de “Vecihi SK-X” adlı, uçak motoru ile çalışan deniz botu yapılmıştır.

1937 yılında Türk Hava Kurumu, Hürkuş’u mühendislik eğitimi alması için, Almanya’daki mühendislik okuluna göndermiştir. 1939 yılında mezun olarak ülkesine dönmüş fakat iki yılda mühendis olmasının imkânsızlığı gerekçesiyle uçak mühendisi ruhsatı verilmemiştir. Ancak mühendisliğini Danıştay kararı ile kabul ettirmiştir. Türk Hava Kurumu’nda da yönetim değişmiş ve vazifeleri başkalarına verilmiştir. O günki koşullarda teknik imkânın olmadığı Van‘a tayin edilmiş bunun üzerine istifa edip kurumdan ayrılmıştır.

1942 Yılında “Vecihi Havada” kitabını yayınlamış ve  1915-1925 yılları arasında Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk döneminde yaşadıklarını, ilk uçağını nasıl yaptığını anlatmıştır.

1947’de Kanatlılar Birliği‘ni kurmuş, 1948’de Türk Hava Kurumu’ndan Magister tipi bir öğrenim uçağı temin etmiştir. Kızı Gönül’ün Yazı İşleri Müdürü olduğu “Kanatlılar” adlı aylık bir dergiyi, 12 sayı çıkartmıştır.

1951‘de beş arkadaşıyla birlikte havadan zirai ilaçlama yapmak üzere “Türk Kanadı” adı ile bir şirket kurmuş, ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık üzerine haklarından vazgeçerek şirketten ayrılmıştır.

1954 yılında ilk sivil havayolu şirketi olan Hürkuş Hava Yolları’nı kurmuş ancak; kazalar, kaçırılmalar ve sabotajlar gibi sebeplerle şirket uçuştan men edilmiştir. Buna rağmen elinde kalan son uçağını (TC-ERK) da Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün emrinde kullanarak Güney Doğu Anadolu’da toryum, uranyum ve fosfat arayarak zor doğa koşullarında çalışmıştır.Ankara’da anılarını yazarken, beyin kanamasından komaya girmiş ve 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesi‘nde vefat etmiştir.

Yazar Yusuf Durumlu