Mart 6, 2014 Kara Yorum yapılmamış

Tanklar muharebe sahasında komutanların vazgeçilmez ezici vuruş gücü olmuştur. Düşman silahlı unsurlar üzerine psikolojik baskı ve yıpratıcı etkisi yadsınamaz bir gerçektir. Çeşitli boylarda toplarıyla, makineli tüfekleriyle düşman mevzilerinin ötesine geçmek, düşmanı bozguna uğratmak için tasarlanıp üretilmiştir. Peki tanklar savaş tarihinde ilk ne zaman ve nerede görüldü? Tank teknolojisi zaman içinde nasıl gelişti? Günümüzdeki tank teknolojisi ne durumda? Hepsi ve daha fazlası için yazımıza başlayalım.

İnsanoğlu tarih boyunca savaşlarda zırha sahip mobil vurucu unsurlar istemiştir. Bunun ilk örneği olarak orta çağ şövalyelerini örnek verebiliriz. Şövalyeler zırhları sayesinde okçu atışlarından ve kılıç darbelerinden korunuyor, savaşa devam edebiliyordu. Diğer bir örnek olarak Timur’un Ankara savaşında kullandığı filleri söyleyebiliriz. Savaşta kullanılan fillerin karşı birliklerde büyük bir psikolojik yıkıma yol açtığı tarihi kaynaklarda belirtilmektedir.

Yüzyıllar boyunca insanlar düşman hatlarını dağıtacak tahribi yüksek silahlar yapmaya çalıştılar.

Tank ismine ilk olarak 1. Dünya savaşında İngiltere’nin 1914 yılı sonunda toplam insan kaybının bir milyonu bulması sonucu yeni bir askeri proje fikri olan ‘Kara Destroyeri’ üzerine rastlanmıştır. İngiliz subayı olan Yarbay Swinton mevcut makineli tüfek ve topların yeterli olmayacağını, düşman hendekleri üzerinden rahatlıkla geçebilecek ve aynı zamanda düşman ateşinden etkilenmeyecek bir silah fikri üzerine komutanları ile toplanmış ve bu yeni araca ‘Tank’ ismini vermiştir.

İlk tank 15 Eylül 1916 yılında Somme muharebelerinde kullanılmış ve düşman hattını dağıtmayı başarmıştır.

1. Dünya Savaşı sonunda barışın tam olarak tahsis edilememesi ile başlayan 2. Dünya Savaşı ile tank teknolojisi çağ atlamış ve daha çevik, daha güçlü tanklar ortaya çıkmıştır. Hatta bu tanklar cephelerde muharebenin gidiş hattını değiştirebilmiştir. Bu tanklara T-34,Tiger, Sherman tankları örnek verilebilir.

Soğuk savaş ile birlikte silahlanma yarışı zirve yapmış, tanklar da bu yarıştan payını almıştır. Bu dönemde üretilen T-55, T-72 gibi Rus tankları günümüzde Suriye iç savaşında kullanılmaktadır. Aynı şekilde soğuk savaş döneminde üretilen Amerikan tankları M48, M60 tankları zaman içinde modernize edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunulmuştur.

Günümüzde tanklar, anti tank roketlerinin gelişmesi sebebiyle imha edilebilse de muharebe sahasının esas vurucu gücünü oluşturur. Farklı zırh teknolojilerinin kullanılması ve aktif zırh teknolojilerinin kullanılması ile tank etkinliğinin arttırılması hedeflenmektedir. Ordumuzda da Aselsan üretimi olan ’Pulat’ aktif zırh teknolojisi M60 tanklarında kullanılmaktadır. Ayrıca Ülkemizin de yürüttüğü ana muharebe tankı Altay projesi vardır. Bu proje ile Türk zırhlı birlikleri eskimiş, hantal olan M48 tankları yerine son teknoloji ile donatılmış yerli ve milli üretim Altay tankına geçiş yapacaktır.

Gelecekte tank üreticisi firmaları ve kullanan orduları zor günler beklemektedir. 5.000.000 dolarlık son teknoloji tanklar 50.000 dolarlık roketlerle imha edilebilmektedir. Aynı zamanda savaşlar meskun mahal harbi olarak icra edildiğinden tanklar şehirlerde hızlı hareket edememekte, kolay hedef olmaktadır. Çözüm olarak görüşüm hafif, hızlı hareket eden, tekerlekli zırhlı muharebe araçlarıdır. Bu şekilde tanklardaki gibi paletin kopması, hasar alması gibi durumlar ile uğraşılmasına gerek kalmaz, zırhlının tekerlekleri kolaylıkla tamir edilip savaşmaya devam edilebilir.

Sonuç olarak tanklar çeşitli varyasyonlar ile ana güç unsuru olarak geleceğin savaşlarında yerini alacaktır.

Refikan Berat KAPAR

Yazar Malzeme Bilimleri Kulübü